Arka Kapak Yazısı:
"Tersyüz bize modern yaşamın unutturduğu duyguları hatırlatıyor. Güzellik sadece yüzeysel olabilir ama bu hikâye ta içinize işleyecek ve uzun süre aklınızdan çıkmayacak."
-A Love Affair With Books -
"Zaman zaman sizi neye uğradığınızı şaşırtan bir kitap okursunuz. Bu kitap benim için tam olarak böyleydi. Bugüne kadar okuduğum en güçlü hikâyeydi ve bana inanın, çok çok fazla kitap okuyorum. " - Holly Kelly, Rising kitabının yazarı.-
"Hiçbir Çirkin, Ambrose kadar yakışıklı, hiçbir Güzel de Fern kadar naif olmamıştı! Tersyüz sizi toplum yargılarının ötesine götürerek, yaralı ve genç kalplerin bir attığı bu duygusal hikâyeyle içine çekecek." -Romancekolik-
"Tersyüz, sevginin, arkadaşlığın, kaybetmenin ve hayata dair ikinci bir şansın, duygusal, yürek burkan ama aynı zamanda içinizi ısıtacak, kolay kolay unutamayacağınız öyküsü."
-Tuğçe'nin Kitaplığı-
Ambrose Young okulun en çekici çocuğu ve kasabanın yıldız güreşçisiydi. Uzun boylu ve yapılı bir vücudu, omuzlarına değen saçları ve yakıcı gözleriyle aşk romanlarının kapaklarını süsleyebilecek kadar yakışıklıydı. Fern Taylor bunun farkındaydı ve Ambrose Young'a âşıktı. Belki de bu kadar yakışıklı olduğu için Fern asla onunla birlikte olabileceğini düşünmemişti. Ta ki her şey tersyüz olana ve Ambrose'un eski yakışıklılığından eser kalmayana kadar… Tersyüz, beş genç adamın küçük bir kasabadan kalkıp savaşa gidişinin ve içlerinden sadece birinin geri dönüşünün hikâyesi... Hayatı, benliği, güzelliği kaybetmenin hikayesi... Bir kızın, yıkılmış bir çocuğa ve yaralı bir savaşçının, sıradan bir kıza olan aşkının hikâyesi... Kalp kırıklığının üstesinden gelen bir arkadaşlığın ve bilinen kalıpların dışına çıkan bir kahramanın hikayesi... Tersyüz, hepimizin içinde biraz iyiliğin biraz da kötülüğün olduğunu keşfettiğimiz modern çağın Güzel ve Çirkin'i...
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı: 376
Baskı Yılı: 2016
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yabancı
Yorumum:
Ben kitaplarda aşk okumayı seven birisi değilim fakat Tersyüz'ü konusunu beğendiğim için almıştım. Baş erkek karakterin kaslı ve yakışıklı olup, esas kızında ona yakışıklılığı yüzünden aşık olması olayını konu alan kitaplardan nefret ederim ama bu kitap başta öyle gözüksede öyle değil. Kitabın ilk yarısına kadar sıkılarak okudum. Hatta kitabı yarım bırakmayı bile düşündüm. Ama Ambrose savaştan döndükten bir süre sonra olaylar dahada dramatik olmaya başladı ve benim en sevdiğim kısımda bu. Kitabın yarısından sonrasını sürekli ağlayarak geçirdim. Hele o son... Ahh Bailey... :'( Kitap, dış görünüsün aslında ne kadar önemsiz olduğunu en güzel şekilde anlatıyordu. Benim çok etkilendiğim bir kitap oldu.
